Neveser Kökdeş

Doğum 1904 Drama
Ölüm 7 Temmuz 1962 İstanbul

Neveser_Kökdeş44.jpg

Besteci Muhlis Sa­bahattin Ezgi’nin kız kardeşidir.

Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’nde okudu. İlk müzik eğitimini küçük yaşlarda babası ile ağabeyi Muhlis Sabahattin’den almaya başlayan sanatçı, gitar ve piyanoda usta olmuş, konserler vererek besteler yapmıştır. Beste yapmaya on iki yaşında başlamıştı. Gitar, piyano ve tambur da çalabilmekteydi.

Piyano çalmayı da öğrendi ve bir süre İstanbul Radyosu’nda çaldı. Operet bestecisi olan ağabeyi Muhlis Sabahattin Ezgi’nin eserlerini de çaldı ve yine ona ait kimi eserleri taş plaklara okudu.

 
Batı müziği etkisinde hafif, melodik şarkılar besteledi. Bunların çoğu bugün de sevilerek dinlenilir. Genellikle tango, vals, operet ve şarkı formlarında eserler verdi. Ağabeyinin ölümünün ardından eserleri yayınlanmaya başladı. Geleneksel kalıp ve üsluptan farklı olan bu tarzı nedeniyle birçok eleştiri aldı. Zamanında “tango şarkılarının kraliçesi” olarak nitelendirildi.
 
On altı yaşındayken Mehmet Ali Üsküdarlı ile evlenmişti. Evlikiklerinin ikinci yılında eşinin ölümüyle dul kaldı. Kendisi de 7 Temmuz 1962  tarihinde evinde kalp yetmezliğinden öldü. Kimi kaynaklara göre 500’den, kimi kaynaklara göre de 1000’den fazla eser bestelediği tahmin ediliyor. Ancak, ölürken tüm eserlerinin yakılmasını vasiyet ettiği için bunların yaklaşık yüz tanesinin notasına ulaşmak mümkün olabilmiştir.
 
Bestelerinde kendine özgü bir tarzı olan sanatçının en çok sevilen ve belli başlı besteleri şunlardı: “Sevmek seni bir suç ise” (rast), “Hayal ufkumda uçan binbir renkler” (rast), “Bir emele bin ah çeksem” (segâh), “Kuş olup uçsam sevgilimin diyarına” (se­gâh), “Gül dalında öten bülbülün olsam” (hicazkâr), “Sevdikçe seni ömrüm artar ey yâr” (nihavent), “Yıllardır bekliyorum bir gün gelirsin diye” (nihavent), “Canandan uzak kaldı gönül” (kürdilihicazkâr), “Bahar pem­be beyaz olur” (mahur), “Sevda seline ka­pıldı gönül” (mahur).