WhatsApp Image 2021-11-21 at 12.41.57.jpeg

       C l a s s i c a l   M u s i c        O U D   C O N C E R T

9  Komponisten
9  Werke


Osman Nuri Özpekel

"Istanbul Historical Turkish Music Ensemble Directorate Oud Soloist"


Die türkische Musik der osmanischen Zeit wurde bekanntlich auf der Tradition des Imperiums aufgebaut und durch die Einbeziehung verschiedener Elemente hat sie und wurde sie beeinflusst.

Unsere Musik in der osmanischen Zeit brachte sehr bedeutende Persönlichkeiten hervor und die Werke dieser Menschen werden immer noch gerne gehört.

Eines der größten Merkmale dieser Zeit ist, dass sowohl Nicht-Muslime als auch Türken sehr wichtige Beiträge zur türkischen Musik leisteten.

 

Das Oud-Konzert

„9 Oud-Spieler 9 Werke“

wird Werke von türkischen, jüdischen, griechischen und armenischen Oud-Spielern präsentieren, die unserer Musik unvergessliche Stücke eingebracht haben.

Türkischer Klassischer Chorverin Zürich

 

Mustafa Y. Kabagöz

Präsident des Verwaltungsrates

Programm

 


Komponisten:

MISIRLI İBRÂHİM EFENDİ (1872-1933)
Acem Aşîran Saz Semâîsi


ÛDÎ NEVRES BEY (1873-1937)
Hüzzâm Taksim-Hüzzâm Saz Semâîsi


FAHRİ KOPUZ (1882-1968)
Sûzidil Saz Semâîsi


SEDAT ÖZTOPRAK (1890-1947)
Şehnâz Saz Semâîsi


ŞERİF MUHİDDİN TARGAN (1892-1967)
Kanatlarım Olsaydı


REFİK TALAT ALPMAN (1894-1947)
Mâhûr Saz Semâîsi


YORGO BACANOS (1900-1979)
Nihâvend Taksimi


UDİ HRANT (1901-1978)
Hicâz Şarkı-Gel nazlı güzel


CİNUÇEN TANRIKORUR (1938-2000)
Nihâvend Saz Semâîsi Mehtapta
Yakamozlar

22 Januar 2022
Samstag  19:30


Volkshaus (Blauer Saal) 
Stauffacherstrasse 60
8004 Zürich

SCHUTZKONZEPT CORONAVIRUS

Schutzkonzept Coronavirus neu ab 20.12.2021_page-0001.jpg

Al-Farabis Oud

AL-FARABI


Türkistan
870 -950 n. Chr.

Al-Farabi wurde ein Experte für Philosophie, Logik und Musik : Eines seiner Werke trägt den Titel Kitab al-Musiqa al-Kabir (Das große Musikbuch). 

Oud-alfarabi_edited.jpg

  Biyografi

                

 

 

 

 

Asıl adı Avram Levi olan bestekâr Halep’te doğmuş bir Arap Yahudisidir. Küçük yaşlarda ud öğrenmiş ve sazını ilerletmek için Kahire, Şam Halep, İstanbul gibi büyük şehirlerde sâzende olarak çalışmıştır. Hacı Kirâmi Efendi, Hoca Ziyâ Beyâ ve İsmâil Hakkı Beyler’den ders alan sanatçı, bir ara Mehterhâne’de hocalık yapmış güzel sesi ve okuyuşundan dolayı “Hânende İbrahim Efendi “ diye de anılmıştır. Mûsıki âleminde uduna hâkim ve kuvvetli bir icrâkâr olarak tanınan bestekâr, Kemani Memduh ile birlikte fasıllar yapmış ve çok sevilen eserler bestelemiştir. Udu ile taş plaklara Acem Aşiran, Ferahnak, Hüseyni, Mahur ve Rast makamında taksimler yapan ve beş yüzden fazla eser besteleyen sanatçının günümüze ne yazık ki elli altı kadar bestesi gelebilmiştir.

ÛDÎ MISIRLI İBRAHİM EFENDİ .jpg

ÛDÎ MISIRLI İBRAHİM EFENDİ (1872-1933)

 

 

 

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu. Babası Horum Hafız diye bilinen sülâleye mensûp demircilikle uğraşan fakir bir işçi idi. Hasan, Kavlice ve Münteha adlı üç kardeşi olan Nevres Bey’in babası; iş bulmak için İstanbul’a gelerek bir Paşa’nın yanında çalışmaya başladı ve birkaç yıl sonra da, annesi zatürreden ölünce yalnız kalan Nevres’i, İstanbul’a getirdi. Paşanın himâyesinde muntazam bir tahsil gören Nevres Bey, udu kendi kendine öğrendi ve 1900’lü yıllarda ûdi olarak büyük ün yaptı. Tanburi Cemil Bey’den de istifade eden sanatçı, 1914-1918 yılları arasında Almanya’ya gitti ve müzik bilgisini artırdı. Yurda döndükten sonra Anadolu’yu dolaşarak halk türküleri derleyerek duygulu ve müzikal sesi ile birçok taş plak doldurdu. Ud çalışındaki müzikalitesi çok yüksek olan Nevres Bey, yedi şarkı ve bir saz eseri bestelemiş, çok sayıda şarkıya aranağme yapmış ve yirmi civarında da Rumeli Türküsü derlemiştir.

ÛDİ NEVRES BEY  (1873-21.01.1937)

ÛDİ NEVRES BEY  (1873-21.01.1937).jpg

  Biyografi

                

 

 

 

 

 

Konya’da doğdu. Sivas hukuk mahkemesi reisi İbradı’lı Hüseyin Şâkir Bey’in oğludur. İlk müzik terbiyesini ve derslerini Konya Mevlevîhânesi’ndeki bir Mevlevî şeyhinden aldı. Daha sonraları kendi kendini yetiştirdi ve İstanbul’a yerleşerek Dar’ül Elhan’da ud dersleri verdi. Bu kurumun yaptığı birçok ses kaydına udu ile katıldı. Ud sazına olan ileri derecedeki hâkimiyeti ile tanınan bestekârın; Peşrev, Saz Semâisi, Marş, Longa, Oyun Havası, Sirto ve Zeybek gibi saz eserlerinin yanında çok zarif şarkıları da vardır. Günümüze bu eserlerin yüz kadarı gelebilmiştir.

SEDAT ÖZTOPRAK (1890-1942).jpg

SEDAT ÖZTOPRAK
(1890-1942)

 

 

 

İstanbul’da doğdu. Önceleri kanun çalıp daha sonra uda heves ederek bu sazı öğrendi. Tanbûri Cemil Bey, Sâdeddin Arel, Kanûni Hacı Ârif Bey ve İsmâil Hakkı Bey’den mûsıki öğrendi. Vefâ îdâdîsinden sonra Mûsıki-i Osmânî Cemiyeti’ne girdi. 1961’de Dârüttâlîm-i  Mûsıki’nin başına geçerek 1939 yılına kadar bu görevi devam ettirdi ve sonra Ankara Radyosu’na geçti. 1961 yılında Ankara Radyosu’ndan ayrıldı. Seviyeli Türk mûsıkisi için gerçek mânâda hizmet veren ve öğrenciler yetiştiren bir hoca olmasının yanında iyi bir ûdî ve kıymetli bir bestekârdı. Altmış kadar bestesinin yanında plaklara kaydettiği değerli taksimleri vardır.

FAHRİ KOPUZ (1885-7 Ocak 1968)

FAHRİ KOPUZ (1885-7 Ocak 1968).jpg

  Biyografi

                

 

 

 

 

İstanbul’da doğdu. Son Mekke Emîri Şerif Ali Haydar Paşa’nın oğludur. On sekiz yaşına kadar özel öğrenim gördü. Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca öğrendi. 1908’de Hukuk, 1909’da Edebiyat Fakülteleri’ne girerek her ikisinden de diploma aldı. Çok küçük yaşlarda âiledeki müzik toplantılarından etkilenerek müziğe ilgi gösterdi. On yaşlarında uda başladı. Ali Rıfat Çağatay’dan ve Ahmet Irsoy’dan Türk mûsikisi öğrendi. On dört yaşında viyolonsele başladı. 1924 yılında New York’a gitti. Town Hall’de verdiği viyolonsel ve ud resitalinden sonra yapılan kritiklerde Targan’ın udu Paganini’nin kemanına eş olarak kaydedildi ve udda Segovia’nın gitarını geçtiği söylendi.1932 yılında İstanbul’a döndü ve 1934’de Bağdat’a davet edilerek Bağdat Konservatuarı’nı kurdu. 1948’de tekrar İstanbul’a döndü. 1950’de Safiye Ayla ile evlendi. Hazırladığı ud metodu ölümünden sonra basıldı. Udu bir Batı enstrümanı gibi telâkki eden Targan ud için yazdığı ve icrâsı virtüözite isteyen eserlerinin hemen hepsini banda kaydetmiştir. Hz. Muhammed’in torunlarından Hz. Hasan’ın soyundan geldiği için kendisine de “Şerif” ünvanı verilmiştir.

serif-muhiddin-targan.jpg

ŞERİF MUHİDDİN TARGAN
(21. 01. 1892 – 13- 09-1967)

 

 

 

Şirket-i Hayriye idâre meclisi üyesi Bekir Tâlât Bey’in oğludur. Rauf Yektâ Bey, Dr. Subhi Ezgi, Kanûnî Hacı Ârif Bey ve Ûdî Nevres Bey’in öğrencisi oldu. Üstün derecede ud çaldığı bilinen bestekâr ve ûdînin, taksim kayıtlarına rastlanmamıştır. Özellikle saz eserleri ile ünlenen ve “Bebekli Ûdî” diye de anılan Refik Tâl’at Bey’in beş tanesi şarkı on bir tanesi saz eseri olmak üzere on altı eseri günümüze ulaşmıştır.

REFİK TÂL’AT ALPMAN (1894-1947)

REFİK TÂL’AT ALPMAN (1894-1947) t.jpg

  Biyografi

                

 

 

 

 

Aslen Rum asıllı olan Yorgo Bacanos Silivri’de doğdu. Kemençeci Aleko Bacanos’un kardeşidir. Babaları Lavtacı Lambo’dur. Beş yaşında ud öğrenmeye başladı İçinde bulunduğu müzik çevresinde kendisini çok iyi yetiştiren Yorgo Bacanos, ûdi Kirkor ve Karnik Garmiryan’dan nota ve usûl dersleri aldı. On iki yaşından itibâren udu ile fasıllara katılmak suretiyle piyasada tanındı. Mızrabındaki kıvraklık, parmaklarındaki mahâret ve icrâdaki başarılı yorumu ile çok kısa zamanda fasılların aranan ûdileri arasına girdi. Uzun müddet radyoda görev yaptı. Pek çok taş plağa solo ve müşterek kayıtlar verdi. Özellikle taksim icrâlarında çok başarılı oldu. Kendine mahsus ritm uygulamalı mızrapları ile toplu icrâda hemen ayırt edilebilen Bacanos aynı zamanda iyi bir piyanist idi. Despina Bacanos’la evlendi. On civarında şarkısı olan bestekâr, ûdi Yorgo Bacanos, Konservatuar İcra Heyeti’nden emekli olduktan sonra vefâtına kadar İstanbul Radyosu’nda görev yaptı.

YORGO BACANOS   (21 Eylül 1900 – 24 Şubat 1977).jpg

YORGO BACANOS  
(21 Eylül 1900 – 24 Şubat 1977)

 

 

 

 

 

Ermeni asıllı sanatçı, Adapazarı’nda doğdu. Babası marangoz Karabet Efendi’dir. Doğuştan görme kudreti olmayan Hırant, ailesiyle birlikte 1917 yılında Konya’ya daha sonra da İstanbul’a geldi. Burada, adı tespit edilemeyen bir müzisyen tarafından kendisine bir ud alındı ve böylece musikiye başladı. Önce kendi kendine çalışan Hrant, Kemani Agopos, Kemani Dikran ve Udi Kirkor’dan dersler alarak udunu ilerletti. Henüz on yedi yaşındayken Hicaz ve Hüzzam makamında yaptığı taş plak kayıtlarıyla ünü yayılmaya başladı.1934 yılında ilk bestesini yaptı ve bestekâr olarak ta tanındı. 1950 yılında gözlerinin tedavisi için gittiği Amerika’da bir sonuç alamayan fakat bir dizi konserler veren Ûdî Hrant Şişli Ermeni mezarlığına defnedilmiştir.

ÛDÎ HIRANT EMRE  (KENKİLYAN)
(1901-1978)

ÛDÎ HIRANT EMRE  (KENKİLYAN) (1901-1978).jpg

  Biyografi

                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İstanbul Fatih’te doğdu. Adı Kazan Türkçesi’nde her zaman yenen anlamındaki “Yenucu-Yenici” kökünden gelmektedir. Çarşamba ilkokulunu, İtalyan Lisesi’ni ve Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. İtalyanca’dan başka Latince, Fransızca ve İngilizce öğrendi. Beş yaşlarında müziğe başladı ve Klasik Türk Müziği eğitimi aldı. Sekiz yaşlarında kendi kendine öğrendiği udu kısa zamanda ilerleten ve geliştiren sanatçı, yirmi iki yaşında İstanbul Radyosu’na girdi. Bu kurumda birçok görevler yaptı. Yaptığı üç yüz civarındaki bestenin çoğuyla ödül aldı. Şedd-i Saba ismiyle terkib ettiği makamdan tam bir “Klasik Fasıl” besteleyen Tanrıkorur Türk Halk müziğinin “Aşık”ları gibi Klâsik Türk müziği’nin “Ozan hanende ve sâzende” si olmuştur. Yurt içinde ve dışında çok sayıda resital ve konferanslar yayınlayan, bir solo Long Play’i ve tamamen kendi bestelerinden oluşan bir kaseti bulunan Tanrıkorur, Büyük Çamlıca kabristanında medfundur.

cinuen-tanrkorur-32605b68-44f8-4cc8-b155-4454c2aca43-resize-750.jpeg

CİNUÇEN TANRIKORUR
(20. 02. 1938 – 28. 06. 2000)